Üye Giriş



Kimler Sitede

Şu anda 1 konuk ve 2 üye çevrimiçi
Memleketimiz ve Biz
Abdullah AYDIN tarafından yazıldı.   
Perşembe, 11 Mart 2010 07:11

Ne oldu da  bu toprakları terk ettiler.?  

Kimi bu toprakları ekonomik nedenden dolayı terk etti,

Kimi zorla sürgüne gönderildi, Kimi yollarda telef oldu,

Kimi var ki bu toprakların çimentosunda harcı olan kimi yapılan taş evlerinin mimarisinde alın teri, emeği vardır.

Yine kimi var ki bugünkü mürekkep yalamış hemşerilerimizin bugüne gelmesinde emekleri vardır.

Köylünün, çiftçinin ırgatın tırpanına şekil veren ustaların, zanaatkârların demirci dükkânlarında tınlayan ses lerin türküye dönüştürüp emek verendir.

Bu toprakları terk ederken bir hasret bir özlem bıraktılar..

 

Değirmen taşlarını, DINK leri, harman makinesi, dibek taşları yapan marangozlar sahi ne oldu aniden bu kültürümüz yok oldu. Ustasına saygı duyan çıraklar kalfalar yok oldu.

Kısıldı Hınıs çayının sesi, nerde Hınıs çayının gür akışı,  suyun akışında çıkan

ses yankısı o sesi bize çok görenler  nerdeler şimdi..

 

Ormanlarımızı yakan anlayış bunlar sebep değil mi toprağımızı terk etmenin.

Yine Başköy dersinde yetişen alabalığın neslini kurutan anlayış değimli toprağımızı terk etmenin sebebi?

Ama terk etmeyeceğiz bu toprakları.

Dere mahallesindeki tarihi cami ve Hınıs’ın simgesi Hınıs kalesi ve bunları yapan ustalar nerdeler?

El emek göz nuruyla yapılan kilimlerimiz bunu yapan teyzelerimiz.

Nerde ermeni komşularımız, nerde Karadeniz kökenli komşularımız nerdeler..

 

 

Türkülerimizin hikâyesi vardır.

Türkülerimizde sevda vardır, aşk vardır.

Sevgi vardır saygı vardır.  

Atalarımızdan bize miras kalan folklorumuz vardır her birinde bir destan vardır.

Her birinde yine bir sevda aşk hikayesi vardır.

Bu kültürün izinde haykıran sesleri acaba duyuyor muyuz?

Bu sesler birer türkü olmuş bu türküleri dinliyor muyuz yoksa unuttuk mu?

 

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 09:37
 
Hınıs'ta Şafak Operasyonu
Yönetici tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 10 Mart 2010 17:42

Hınıs'ta Şafak Operasyonu

 

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 00:07
Devamını oku...
 
BAL TİCARET
Şerafettin Kızıltaş tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mart 2010 16:38

Dükkânı bir zamanlar Hınıs’ın çok ta iyi olmayan bir semtindeydi ama müşterileri her zaman bu nezih ve aradığını bulabileceği bir yer olduğunun farkında olarak tercih ederdi.

Hacı Halis; yaklaşık bizim yaşlarda, elli ya da bir fazla bir eksik yaşında, kilolu, güleç ve her olayı tevekkülle karşılayabilen yumuşak huylu bir insandı. Tıpkı babası Rahmetli Hacı Hakkı gibi ticaret dilini iyi bilen, ticaretteki başarının müşteri memnuniyetinden geçtiğinin bilincindeydi.

Dükkânı; Hınıs Karakoluna yaklaşık yirmi metre mesafede, yönü kuzeye bakan, yukarı Cami’nin hemen arkasında Ziraat Bankası’nın doğusunda tek cepheli bir yerdi. Hınıs insanının genelde eski belediye ile aşağı cami arasında vakit geçirdiği gerçeğini hatırlarsak, Hacı Halis’in müşteri celbetmedeki becerisini daha iyi takdir ederiz. “Yaa Karddaş”

Hacı Halisin sıklıkla kullandığı bir terim. Anlattığı, özelliklerini saydığı ürünü hem abartarak hem de bütün özelliklerini bir kullanıcı titizliğiyle bilmiş olmanın getirdiği öz güvenle müşterisinin ikna olması gerektiği vurgusunu bu deyimle yapardı. “Yaa Karddaş”

Ne yoktu ki Bal Ticarette.

Saymaya başlasam birkaç sayfayı bulacak bir liste olurdu her halde. Şöyle anlatırsam; Transistorlu radyodan kurmalı kol ve masa saatine, düğmeden(kopça derdik) orlona, ikametgâh belgesinden Kur’an-ı Kerim’e her bir çeşit bulunurdu dersem listeyi hayal edersiniz her halde.

Hacı Halis’in dükkânında oturmaya gittiğim yıllarda; müşterileriyle arasında kendisinin de bulamayacağı kelimelerle anlatacağı bir bağ olduğunu anladım. Yıllarca alış veriş yaptığı toptancılardan müşterilerin neleri isteyebileceğini not edip, ayakkabı çekeceğinden gazoz açacağına, kiralık ev” levhasından “Bismillahirrahmanirrahim” levhasına müşterinin her isteğini karşılamaya çalışırdı. En akla hayale gelmez isteklerden tutun da Hacı Halis’in hiç adını duymadığı bir ürün istenmişse bile “yok” dememiş, sorulduğuna göre bir örneği vardır diye düşündüğü için, “yarın getiririz!” deyip defterine kaydetmiş, ertesi gün veya o akşam ürünün bulunabileceği başka şehirlere bile giderek toptancı toptancı gezerek arayıp bulmuştu.

Sonuç olarak kardeşi Süleyman’a devrettiği BAL TİCARET’in müşteri cezb etmesinin altında “ne ararsam bulurum” psikolojisinin yattığını var sayabiliriz. Kendisi İstanbul’a göçtü, bildiğim kadarıyla. Allah muvaffakiyetini arttırsın inşallah.

Bütün Hınıs Sevdalılarına selam ve sevgiler yollar, sağlık ve afiyetler dilerim.

Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Mart 2010 18:50
 
Tanışma, kaynaşma, birlik ve beraberlik adına
Abdullah AYDIN tarafından yazıldı.   
Pazar, 07 Mart 2010 13:45

Tanışma,Kaynaşma,Birlik ve Beraberlik Adına

 

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 00:11
Devamını oku...
 
90. Yıl Milletvekilleri Bowling Turnuvası
Abdullah AYDIN tarafından yazıldı.   
Cuma, 05 Mart 2010 13:11

90. Yılı Milletvekilleri Bowling Turnuvası

 

Son Güncelleme: Perşembe, 11 Mart 2010 06:05
Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 24
HINISIM Messenger v1.0