LEBDEĞMEZ (LEWDEĞMEZ) PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 
Cemalettin GÜZELBABA tarafından yazıldı.   
Cuma, 30 Ekim 2009 19:12

                                                       LEBDEĞMEZ

                                                        (Lewdeğmez)

  

      Arkadaşlar yazının birinci bölümünü www.Hınısınsesi.com  sitesinden okuyabilirsiniz.

 

      

 

      Âşık Hüseyin Sümmanioğlu:

      Soru:

      Ey âşık semasız yıldızı biliyormusun?

      Âşık Cemal Divane:

      Cevap:

      Görmek mi istersin Şems ile atı,

        Övmüş te yaratmış şahların şahı.

        Semasız yıldızdır Resulullahı,

        Uyumayan gözü görüyormusun?

        

        (Bu arada sunucu araya girip Usta aşığın muamma okurken yaptığı bir inceliğini bize söylüyor. Dikkatimizi aşığın soruya cevap verdikten sonra son mısrada sorduğu soruya çekiyor. Böylece usta âşıkların muammada sorulan soruya cevap verirken aynı zamanda karşısındaki rakibine soru da sorduğunu öğreniyoruz.)

        Âşık Hüseyin Sümmanioğlu:

   — Arif olsam kalp gözünden bakarım,

        Dolambaçlı yolda ışık yakarım.

        Bilirsin ki karanlıktan korkarım,

        Gecesiz Yıldızı biliyormusun?

 

        Âşık Cemal Divane:

   — Üstadım söylediğim güzel bir sözü,

        Herhalde bu gece sınarsın bizi.

        Cennettir bilinmez gece gündüzü,

        Silinmez yazıyı biliyormusun?

        

   — Ah mevzuumdur Lütfi ilahi.

       

        Söz içinde özü biliyormusun?

       

        Kevseri, havuzu biliyormusun?

       

        Sonunda âşıklardan yaşça küçük olan Âşık Cemal kalkıp Sümmaninin torunu olan âşık Hüseyin’in öpmesi büyük takdir ve alkış topladı.

        Âşıklar bayramı’nın jüri üyelerinden olan ve Eskişehir’de yaşayan Erzurumlu Bekir Salim sahneye geçip Erzurum ağzıyla bir şiir okuması geceye ayrı bir renk katıyor.

        Ardından Osmayiden gelen Âşık Abdullah sahneye gelip Karacaoğlan’dan”Türkmen” adlı türküyü okuyor.

       

        Onur konuklarından şuan seksen yaşlarında olan Derlemeleriyle ünlü Türkü yazarı Cemil Demir Sipahioğlu iki kişinin koluna girmesiyle protokoldeki yerinden kalkıp, alkışlar arasında sahneye çıkıyor.

         Âşık İmaminin bağlamasını alan Sipahioğlu; Sevdiğini alamadığı gençlik yıllarının ufak bir hikâyesini anlatıp, içinde kalan bu uhdeyle yazdığı türküsünü onca yaşına rağmen sazını çalarak biraz da modern ezgiyle söylüyor. Daha önce hiç duymadığım güzel nağmeli bu türkünün neden meşhur olup dilden dile dolaşmadığına şaşırıyorum.

   — Vermediler ne yapalım.

        Karşı dağlar duman duman,

        Vermediler ne yapalım.

        Ölmeli, öldürmelimi,

        Vermediler ne yapalım.

        Bir güzeli çok gördüler,

        Vermediler ne yapalım.

       

        Gece yarısı olmuş, kimin umurunda, kimsenin kalkası ve çıt çıkarası yok. Salonu dolduran herkes pürdikkat ezgilerin büyülü ritmine kaptırmış kendini.

       Biran Hınıs geliyor aklıma. Biliyormusunuz bütün bu türküler sanki Hnıstan çıkmış gibi bana hep Hınısı anımsatıyor. Meğer Hınıs bu yönüyle nede güzelmiş, Gojonun Şoraklarda ot bağlarken söylediği ağıtları hatırlatıyor, Yâda Kazancılı Aliasker ağabeynin Zazaca, Kurmanci ve Türkçe karışımı ağıtları gibi. Tırpan çekmesiyle övünen ve hastanenin altındaki, bugün konutların yer aldığı alandaki 5–6 tırpancının belki iki günde biçebildiği çayırların yarısını bir günde biçtiğini her fırsatta söyleyen sarlı mahallesinden Mehmet ağabeynin geniş ağızlı Şakirow tırpanıyla biçerken söylediği türküler bir an için çınlanıyor kulaklarımda.

Bir kaç dakikaya ne kadar anıyı sığdırabildiğimi düşünüp, insan beyninin hızına hayret ediyorum.

      Zamanın ezel ve ilelebet ten müteşekkil olduğuna daha çok aklı yatıyor insanın aslında yaşadığımız onca yılın insana birkaç dakika gibi gelmesini daha iyi anlayabiliyor insan. Demek ki, insan zihninde yaşarmış.

      Hani öykü yazanlarınız bilirler; öyküde hızlanma ve zamanı durdurma anları vardır. Bazen bir ömrü birkaç satırda anlatırsınız, bazen de birkaç dakikayı kalınca bir kitabın yarısına sığdırırsınız Peyami Sefa gibi…                                           

  —Âşık Yüksel Sinan sahneye gelip Azeri ağzıyla deyişini okuyor;

      Diyerdin ki unutmadan severim.

      Unuttun ey zalim, unuttun meni.

      Dünyalara değişmezdim ben seni,

      Unuttun ey zalım, unuttun meni.

     

       Nihayet âşıklık geleneğinin en zor bölümüne geçiliyor. İğne Batmaz diğer bir deyişle Lebdeğmez(Lewdeğmez) atışması için Cemal Divane ve Temel Turabi sahnenin önüne konulan sandalyelerde oturunca, Sunucu tarafından iğne yerine geçmek üzere iki dudakları arasına birer kürdan yerleştiriyor. Âşıklar bu bölümde iki dudağı birbirine değmek zorunda bırakacak M,B,P gibi harfleri kullanmayacaklar.

     

       Ah çekenler, hallerine üzer gelir, üzer gider.

       İncileri dizlerine dizer gelir, dizer gider.

 

      Lebdeğmezden sonra sıra Âşık Zamini ve Âşık Kazancıya geliyor. Ve atışıyorlar.

      Zamaninin:

      Dost bilirdim seni Burada,

      Söyle dostum musun, düşmanım mısın? Şeklinde yol vermesiyle atışma başlıyor.

      Kazancı:

      İkiliği kaldıralım aradan,

      Yoksa geldiğine pişmanmısın sen?

      Zamani:

      Usta çırak ilişkisi neyimiş,

     

      Yoksa bu meydandan kaçanmısın sen?

 

      Onur konuklarından Adanalı milli güreşçi İsmet Atlı’nın Yaşar doğu ile ilgili anısını anlatmasıyla program devam ediyor.

       Âşık Mustafa AYDIN, Karçiçeği adlı türküsünü söylüyor:

      Haber veren rüzgârlara bakarken,

      Yer aldı dediler kar çiçeğini.

     

      Alın yazısına olmuşam razı,

      Sel aldı dediler kar çiçeğini.

      

Denizliden gelen Ozan Nihat sahneye çağrılıyor. Oda İstanbul’a gidip kız bulamadan köyüne dönen delikanlının köylü kızlara yağ çektiği bir türküyü rahmetli Özay Gönlümü andıran söz ve şiveyle söylüyor.

     

      Tadına doyulmaz bir geceden sonra nihayet Âşıkların tamamı sahneye alınıp jürinin oylarıyla “Âşıklar Bayramı”nda kendi alanlarında Yani Türkü, Atışma, Lebdeğmez, Muamma ve Divan dallarında sıraya girenlere çeşitli hediye ve ödülleri verilerek şölen damağımızda tat bırakarak sona eriyor… VESSELAM

      

 

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
Eposta:
 
Başlık:
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch::(:shock:
:X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s:!::?::idea::arrow:
 
Behnan  - Kültürümüz   |195.142.173.2 |05-01-10 - 13:48:25
cemalettin bey yazılarınız kültürümüzün önemini arzetmekte. Bayılıyorum yazılarına seni kutluyorum kardeşim. Sahiplenmemiz
gereken bir kültürümüz var. Ellerin dert görmesin inşallah.
kadim   |95.70.246.251 |04-11-09 - 10:11:55
Sevgili Cemalettin bey gerek bağlayıcı ve hoşgörülü tutumun gerekse aşıklar atışmasını güzel bir anlatım biçimiyle bizlere
sunduğun için yüreyine sağlık işte siteler arası gereken hoş görü bu olmalıdır bir birimizle atışmayı bırakmalıyız bu
başlagıcı yaptığın içinde ayrıca teşekkür ederim saygılarımla Kadim
 
HINISIM Messenger v1.0