|
Son zamanlarda pekçok kişinin konuşurken araya İngilizce sözcükler sokma gayreti gösterdiklerini görerek üzülüyorum, gençlerde çok rastlıyorum, cep telefonlarıyla konuşurken, "bye bye".. "hadi bye"..diyorlar! Bu özentidir, gereksiz bir özenmedir, insan niçin bir başka milletin konuştuğu dile özenir ki? Kendi dilimizde allahaısmarladık, hoşçakal, güle güle gibi bir sürü sözcük, deyim yok mu? İngilizce'yi gözünüzde büyütmeyin, her dilin kendine özgü zenginlikleri, eksiklikleri vardır, bakın örneğin akrabalık ilişkisi belirten sözcükler İngilizce'de çok yetersizdir, Türkçe'de ise çok zengindir. İngilizce'de yenge, dayı, enişte, amca, görümce, hala, kayınpeder, kayınbirader, dünür, kaynana, baldız, elti, kayınço gibi sözcükler yoktur. Örneğin, "uncle" derler ama amca mı, dayı mı? Anlaşılmaz! "aunt" derler ama teyze mi, hala mıdır? İkisi için de aynı sözcüğü kullanırlar, kayınbirader, kayınpeder gibi ayrı kelimeler kullanmazlar, evlilik yoluyla akraba olanlara " in-law" takısı ekleyerek işin içinden çıkarlar. Kayınbirader mi diyecekler: 'brother-in law' , kayınpeder için 'father-in law'... Yine, diyelim ki, bir yakınımızı kaybettik, kaç lisanda "sizlere ömür" diye bir deyim vardır? İngilizce'de yok..Anneniz nasıl? diye sorulursa ve annenizi yitirdiyseniz, onlar 'vefat etti' derler. Biz 'sizlere ömür' derken, hem annemizi kaybettiğimizi belirtiyor, hem de aynı anda karşımızdaki kişiye 'uzun ömürler' diliyoruz...büyük bir incelik, zerafet.. İngilizce'de güle güle giy, güle güle otur, iyi günlerde kullan, darısı başınıza, daha iyisi sizin olsun, eksik olmayın, geçmiş olsun, kolay gelsin, hoşbulduk, estağfurullah gibi deyimler de yoktur. Aslında üşenmeyip, incelerseniz dünyada hiçbir dilin Türkçe kadar zengin ve ilginç deyimlere sahip olmadığını görürsünüz. Kendi lisanının önemini, kıymetini bilmeyenler, büyük bir suç işlediklerinin farkında değiller, çünkü dil, başka dillerden sözcük aldıkça kirlenir...Ana dilimize sahip çıkalım...
|